insanların bağırsaklarında oturup bazı sıkıntılara ve kansızlıklara sebep olan barsak kurtları iki türlüdür:
Bunların bir kısmı yuvarlak, bir kısmı da yassı kurtlardır.
Yuvarlak olanları, halk arasında, (Solucan) ve yassı olanları da (Şerit) ismi ile anılırlar.
Yuvarlak olanlar içinde en çok rastlananlar şunlardır:

Askaritler
Bunların erkekleri (15-25), dişileri ise (20-40) santimetre uzunluğundadır.
Barsak kurtlarından Trikosefaller, Trikosefalin ümona benziyen yumurtası
Erkeğinin kuyruğunda diken tarzında çıkıntılar vardır. Erkek ve dişinin ağızlarında diş ve çengel tarzında teşekküller vardır.
Bu kurt insanların ince bağırsağında yaşar. Orada ürer. Ufak, yuvarlak, içleri noktalı, kalın kabuklu, kenarları tırtıllı yumurtaları vardır ki, bu yumurtaları dışkı ile dışarıya çıkarak abdesthanelere, lazımlara, sulara, bostanlara ve sebzeler üzerine yayılabilirler
Yumurtalarını dışkı (büyük abdest) içinde mikroskopla görmek mümkündür.
insan dışkısı ile gübrelenen bostanlarda yetişen bütün sebzeler bu yumurtalarla bulaşabilirler.. Askarit yumurtaları, sebzeleri pişirmeden yiyenlerin ağızlarından mide ve bağırsaklarına geçerler, ince bağırsağın son kısmında yumurtanın çatlaması ile ufak kurtlar çıkar. Bu kurtlar bağırsak duvarını delerek kan ve Lenfa damarları ile karaciğere, oradan kalbe, kalbden akciğere geçerler. Akciğerdeki kırmızı kan damarları ile nefes borularına ve tükürüğe karışarak tekrar yutulmak sureti ile mide ve bağırsağa intikal ederek olgunlaşmış olurlar. Bu olgunlaşma devri iki aya yakın bir zaman sürer. Bu suretle kurtlar bağırsağa yerleşirler.
İnsan bağırsaklarında çok bulunan kurtlardan Askaritlerin dişileri erkeklerinden daha büyük olur
Çocuklarda bu kurt çok görülür. Bazı çocukların boraklarında yüzlerce kurt görülebilir. Kurtlar bağırsağa yapışarak kan emerler. Barsak içine daima yumurtalarını bırakırlar. Yumurtalar da bir yandan dışkı ile dışarıya atılır Bazı defa Askaritlerin kendileri de dışarıya düşerler.
Ateşli hastalıklara tutulan bazı çocukların be kartlardan bir kaçını, kusarak, ağızlarında kardıkları da vardır.
Sonra bu solucanı taşıyanlarda karin ağrıları, karın şişmeleri, burun ve makat kaşınmaları, kusmalar, sürgün, çok yemek (oburluk) halleri, baş dönmeleri… gibi arızalar görülür. Renkte sararma ye hansızlık hasıl olur. Bu kurtlar kör bağırsağın içine girerek apandisite sebep olabilirler. Hatta nadir vakalarda bağırsağı deldikleri bile görülmüştür.
Küçük çocuklarda, bu kurtların tesiri ile, sar’aya benzer sinir halleri gece korkuları, hatta işitmede ve görmede bozukluklar gibi birçok rahatsızlık görülebilir.
Barsak içinde birbirine dolaşarak büyük bir yumak teşkil eden solucanlar, bazı defa, bağırsağı bile tıkayabilirler.
Safra yollarına girerek karaciğerde hastalıklar, sanlıklar hasıl ettikleri bile görülmüştür.

OKSİYÜRLER
Erkekleri (3-4), dişileri (10-12) milimetre uzunluğunda ufak, beyaz, kıvrık ve ince bir takım kurtlardır.
ince bağırsakta yaşarlar. Dişileri yumurtlamak için, ince bağırsaktan çıkarak, kalın bağırsağa gelip makat civarına inerler. Yumurtalar sulara, meyvelere, sebzelere, dışkı vasıtası ile bulaşırlar. Bu gibi kirli sular içildiği ve meyveler çiğ yenildiği zaman mide ve bağırsağa girerek orada, bir müddet sonra, kurt haline geçerler.
Çocukların makatlarına kadar inerek orada şiddetli kaşınmalar yaparlar.
Kız çocuklarında tenasül organlarına bile girerler ve şiddetli kaşınmalardan dolayı oralarda iltihaplar ve egzamaya benzer deri bozuklukları yaparlar.
Kaşınırken tırnaklarına yumurtalar bulaşan çocuk, ellerini ağzına götürmekle, tekrar kurtlarla bulaşmış olur. Bunların da kör bağırsağa girerek apandisit yaptıkları görülmüştür.
Mabadın etrafında, bu ufacık, beyaz kurtları görüp tanımak mümkündür. Dışkı içinde oldukları zamanda da gözle görülürler.
Bunlardan başka baş dönmeleri, sinirlilik halleri, kansızlıklar yapabilirler.

TRİKOSEFALLER
Ön kısımları kalın, arka tarafları daha incedir
Erkekleri (3-4), dişileri (4-5) santimetre uzunluğunda ince, yuvarlak kurtlardır. Erkeğinin arka tarafı halka ‘gibi kıvrıktır. En ziyade kalın bağırsakta bulunurlar. Bağırsağın içindeki ince zarın içine girerler. Orada kan emerler. Bunların yumurtalarının mikroskopta görünüşü tıpkı ufak bir limona benzer, iki ucunda, düğme gibi, iki kabartı vardır. Bu kurtların tesiri ile baş ağrıları, baş dönmeleri, sürgünler, sinirlilik halleri görülmüş ise de büyük yaşta olanlarda mühim bir zarar yaptıkları şüphelidir. Bunların tifo, kolera, dizanteri gibi diğer hastalık mikroplarının bağırsağın derinliklerine girmesine kapı açtıkları yazılmıştır.
Kurtları bağırsaklardan atabilmek çok zordur. Yumurtaları dışkı ile dışarıya çıkarak sebzeleri, meyveleri, suları bulaştırır ve bunları yiyip içenlere kurt bulaşır.