Amerikan Milli Araştırma Konseyi’nce yayınlanmış raporda akıllıca yapılmış bir beslenme rejimi uygulamak kanser olma ihtimalini üçte bir oranında azaltmaktadır.

Akıllıca rejimin başlıca özellikleri şu şekilde sıralanmaktadır:

Yağ tüketimini azaltın.Araştırmaların hemen hepsi,yenen yağlarla kanser arasında bir ilişki bulunduğunu ortaya koymuştur.
Kepekli hububatla,meyve ve sebzeler,özellikle A vitaminince zengin olanlar günlük beslenmenizin bir bölümünü oluşturması muhakkak.Ekşi meyveler,koyu yeşil ve sarı sebzeler,Brüksel lahanası,karnabahar ve lahana bunlardan bazılarıdır.
Elinizden geldiğince turşu,tuzlu et (pastırma,sosis,sucuk vb.) ve füme (tütsülenmiş) balıktan vb. uzak durun.
Alkolden ve sigaradan uzak durun.Çünkü alkol ve sigara kullanımı; mide kanseri,bağırsak kanseri ve akciğer kanseri tehlikesini arttırmaktadır.

Bu makale için etiketler:

Lif, karbonhidratlı besinlerde bulunan ve bitkilerde oluşan bir organik maddedir. Karbonhidratlı yiyeceklerin belirleyici özellikleri, insan bünyesi tarafından çok kolay sindirilebilmesi ve belirli bir zaman içerisinde doğrudan enerji olarak kullanılabilmesi ve vücutta depolanabilmesidir.

Lifi insan vücudunda sindirilemeyen bir besindir. Ama insan vücudu için önemli derecede yararları vardır. Yüksek besin yoğunluğuna sahip yiyeceklerde bulunduğu için kolesterol düzeyinin yükselmesini önler.

Lifli besinler, suda çözünen ve çözünmeyen olarak iki sınıfa ayrılır:
Suda çözünen lifler: yulaf, kuru baklagil, susam ve birçok meyve ve sebze
Suda çözünmeyen lifler ise; kepekli ürünler, patlamış mısır, kuruyemiş ve arpa.
Suda çözünen liflerin en önemli özelliği; safra kesesinin üretmekte olduğu asitleri bağırsaklardan dışarı atmasıdır ve bu özelliği sayesinde kolesterol düzeyini kontrol altına alır.

Suda çözünmeyen liflerin ise en belirgin özelliği; dışkının yoğunluğunu ve su miktarını arttırması ve dolayısıyla bağırsaklardan geçiş sürecini arttırmasıdır.

Lifli yiyecekler kilo vermemizi çeşitli yönlerden sağlar. Lifli besinlerin fazla kalorisi olmadığı için yoğun bulunduğu yiyeceklerin büyük çoğunluğu da düşük kalorili besinlerdir.

Lifli besinler vücudumuz tarafından sindirilemediği için dolayısıyla diğer besinlerle birlikte sindirimi güçleştirir. Lifli yiyeceklerle birlikte alınan yağlar sindirime uğramadan vücuttan çıkmaktadır.

Lifli yiyecekler midede şişerek yer kaplar. Bunun sonucunda insanlarda tokluk hissi uyandırır. Şeker ve yağ gibi iştah açıcı maddelerde bulunmadığı için insanlarda açlık hissi uyandırmaz.

Yüzyılımız insanının ortak dertlerinden biri de “aşırı yorgunluk” ve aşırı yorgunluktan kaynaklanan ciddi sağlık problemleri..! Fakat artık çağımızda sağlıklı olmak için doğal beslenme yöntemleri trendi yükseliyor… Duyarsız kalmayın..!

AŞIRI YORGUNLUK
Aşırı ve devamlı yorgunluk artık günümüzde sık rastlanan bir problem. Uzmanlar halsizliği, insanın kendisini devamlı yorgun hissetmesi, sabah yataktan bitkin kalkması, günboyu hiç-birşey yapmasa bile kendinde güç bulamaması olarak açıklıyorlar. Halsizlik, aşın stres uzun süre yoğun tempoda çalışma, mevsim değişiklikleri ya da geçirilen bir hastalık sonrası oluşabilir. Böyle zamanlarda halsizliğinizi yenmek, normal enerjinize kavuşabilmek için aşağıda size önerdiğimiz diyeti uygulamanız kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Pazartesi

Kahvaltı
1 bardak limonlu çay
6 adet bisküvi

Öğleden Önce
1 dilim ananas

Öğle
1 tabak ton balıklı makarna
1 porsiyon ızgara balık
2 adet limon suyuna batırılmış havuç
4 adet kepekli kraker
2 adet armut

Öğleden Sonra
1 bardak nane çayı (1 çay kaşığı şeker ile tadandırılmış)

Akşam
1 porsiyon patlıcanlı pilav
1 porsiyon zeytinyağlı fasulye
1 porsiyon kızarmış patates
2 adet mevsim meyvası

Salı

Kahvaltı
1 kâse sütlü mısır gevreği
1 dilim yağ ve marmelat sürülmüş kepek ekmeği

Öğleden Önce
1 bardak üzüm ya da portakal suyu

Öğle
1 tabak nuar
1 parça haşlanmış, sebzeli et
1 porsiyon limonlu yeşil salata
1 dilim ekmek
1 adet fırınlanmış elma

Öğleden Sonra
1 adet domates

Akşam
1 porsiyon domatesli makarna
1/2 porsiyon nuar
1 tabak yeşil salata
1 dilim ekmek
1 adet greyfurt

Çarşamba

Kahvaltı
1 bardak limonlu çay
3 adet bisküvi (bal kullanarak tadlandırabilirsiniz)

Öğleden Önce
1 adet elma

Öğle
1 porsiyon sebzeli pilav
1 porsiyon taze roka
1 adet rendelenmiş havuç
4 adet grisini
1 dilim ananas
Öğleden Sonra
1 bardak domates suyu

Akşam
1 porsiyon salata (marul, domates, biber, tavuk göğsü, siyah veya yeşil zeytin, dereotu ile hazırlanmış) 1 dilim ekmek
1 porsiyon kremalı dondurma

Perşembe

Kahvaltı
1 kâse meyvalı yoğurt
6 adet kuru bisküvi (yağ ve yumurta kullanılmadan yapılmış)
1 fincan kafeinsiz kahve

Öğleden Önce
1 adet muz

Öğle
1 porsiyon makarna
1 dilim beyaz peynir
1 porsiyon haşlanmış fasülye
1 dilim ekmek
1 adet mevsim meyvası

Öğleden Sonra
1 porsiyon vanilyalı puding

Akşam
1 tabak sebze çorbası
1 tabak ızgara balık
1 porsiyon zeytinyağlı lahana
1 dilim kepek ekmeği

Cuma

Kahvaltı
1 bardak süt
1 dilim turta

Öğleden önce
1 adet mevsim meyvası

Öğle
1 porsiyon domatesli makarna
1 porsiyon ızgara biftek
1 tabak limonlu yeşil salata
2 adet kepek ekmeği
Öğleden Sonra
1 adet mevsim meyvası

Akşam
1 porsiyon ızgara ciğer.
1 tabak marul
1 dilim ekmek
1 bardak beyaz şarap
1 porsiyon limonlu dondurma

Cumartesi

Kahvaltı
1 bardak süt
6 adet bisküvi
Öğleden Önce
1 adet elma

Öğle
1 porsiyon ızgara et
1 porsiyon rendelenmiş havuç (limonsuyu eklenebilir)
2 adet kraker
1 adet greyfurt

Öğleden Sonra
2 adet mevsim meyvası

Akşam
1 tabak sebzeli pilav
1 porsiyon kızarmış patates
1 dilim kaşar peynir
1 adet fırınlanmış elma

Pazar

Kahvaltı
1 bardak kafeinsiz kahve
1 kâse vanilyalı puding
Öğleden Önce
2 adet mevsim meyvası

Öğle
1 porsiyon kıymalı makarna
1 porsiyon nuar
1 bardak beyaz şarap

Öğleden Sonra
1 porsiyon meyva püresi

Akşam
1 tabak kabaklı pilav
2 adet midye dolma
1 porsiyon haşlanmış ıspanak
1 dilim çavdar ekmeği
1 adet mevsim meyvası

Aklanızda bulunsun

Aklınızda Bulunsun

Sıcaktan çok bunaldığınızda ve kendinizi bayılacak gibi hissettiğinizde, ayak ve kol bileklerinize sürekli soğuk su ile masaj yapın. Sizi rahatlatacaktır.
Kendinizi çok yorgun hissettiğinizde içebileceğiniz, size enerji verecek bir içeçek: 1 bardağın yarısını koyu çay ile diğer yarısını portakal suyu ile doldurun, üzerine 1 çay kaşığı şeker ve yarım çay kaşığı bira ekleyin.
Halsizliğinizi yenmek için hergün 15 dakika tempolu şekilde yürüyüşler yapın.
Hergün düzenli olarak günde 10 dakika süre ile alacağınız ılık, tuzlu su banyosu yorgunluğunuz için ideal bir ilaç olacaktır.
Eğer halsizliğiniz, aşırı yorgunluğunuz 1 aydan daha fazla sürer ise mutlaka bir doktora başvurmalısınız. Bitkinliğiniz düşük tansiyon ya da şeker hastalığının habercisi olabilir.

Bu makale için etiketler:

Kanser
Yeşil ve siyah çay gibi, kahve de antioksidanlar içeriyor. Bu da kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engelliyor.

Baş ağrıları
Migreni olumsuz yönde etkileyen kahve, şaşırtıcı bir biçimde baş ağrısına iyi geliyor. Baş ağrısı ilaçlarında bulunan bazı maddeleri içeren kahve, ağrı kesicilerle kıyaslandığında, yüzde 40 oranında baş ağrısında daha etkili oluyor.

Beyin Uyarımı
Kahve konsantrasyona yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalarda, okul çağındaki çocukların az miktarda kahve ile süt içtiklerinde sabahki derslerinde daha başarılı oldukları görülüyor.

Karaciğer sağlığı
Düzenli kahve içenlerin siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarından daha az şikayet ettiği görülüyor.

Safra Taşları
Kadın vücudu erkeğe kıyasla iki kat daha fazla safra taşı üretiyor. Günde dört bardak kahve içen kadınların içmeyenlere oranla yüzde 25 daha az safra taşından şikayet ettiği kanıtlandı.

Cilt
Yapılan çalışmalarda bilinenin aksine; kahvenin selülite karşı faydalı olduğu görülüyor.

Kalp
Aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz yönde etkiliyor. Kahvenin içerdiği kafein fazla tüketildiğinde, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebiliyor.

Düzensiz kalp atışları kalp çarpıntısına ya da taşikardi gibi rahatsızlıklara neden olabiliyor. Doktorlar özellikle kalp hastalarının sınırlı miktarda kahve içmelerini tavsiye ediyor.

Tansiyon
Aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz yönde etkiliyor. Kahvenin içerdiği kafein fazla tüketildiğinde, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebiliyor.

Düzensiz kalp atışları kalp çarpıntısına ya da taşikardi gibi rahatsızlıklara neden olabiliyor. Doktorlar özellikle kalp hastalarının sınırlı miktarda kahve içmelerini tavsiye ediyor.

Mide
Kahve, ülser gibi mide rahatsızlıklarına neden olmasa da, bu hastalıkların varlığında kötüleşmesini tetikliyor. Kahve, midenin asit salgılamasını uyarıyor.

Şeker Hastalığı
Bu sene açıklanan iki raporda; kafeinin Tip 2 şeker hastalığı üzerindeki etkileriyle ilgili olarak farklı görüşlere yer verildi. Amerika’da yapılan araştırmalarda, yemek zamanlarında yükselen kan şekeriyle birlikte tüketilen kahvenin şeker hastalığını olumsuz yönde etkilediği ortaya çıktı.

İngiltere ise, yapılan bu araştırmanın yetersiz olduğunu ve Tip 2 şeker hastalığının kahveden olumsuz yönde etkilenmediğini açıkladı. Uzmanlar kahvenin içindeki kafeinin değil, minerallerin şeker hastalığına karşı koruyucu bir etkisi olduğunu savunuyorlar.

Su Kaybı
Uzmanların bir kısmı kahvenin vücutta sıvı kaybına neden olduğunu savunurken, bir kısmı da bu kaybın önemsiz derecede az olduğunu savunuyorlar.

Migren
Kahve uzun zamanlardan beri migreni tetikleyen uyarıcıların başında sayılıyor. Kahvenin bileşenlerinin beyinde bulunan kan hücrelerini tetikleyerek migrene neden olduğu, araştırmalarda görülüyor.

Vitamin ve Mineral Kaybı
Kafein, vücudun demir ve diğer besinleri emmesini engelliyor. Ayrıca, kalsiyumun idrar ile vücuttan atılmasına neden oluyor. Bu da osteoporoz (kemik erimesi) riskini artırıyor.

Doğurganlık
Kafeinin doğurganlığı olumsuz yönde etkilediği biliniyor. Günde üç fincan veya daha fazla kahve içmek, kadının doğurganlık oranını azaltıyor.

Çünkü aşırı miktarda kafein tüketimi yumurtlamayı olumsuz etkiliyor. Bu konuda çarpıcı bir başka sonuç ise, Brezilya’dan geliyor.

Brezilya’da bulunan Sao Paulo Üniversitesi uzmanlarının yaptığı araştırmalarda, her gün düzenli olarak kahve içen erkeklerin içmeyenlere oranla daha güçlü spermleri olduğu kanıtlandı. Kafeinin spermin üzerinde uyarıcı etkisi olduğunu savunan uzmanlar, bunun merkezi sinir sisteminde de aynı etkiyi gösterdiğini iddia ediyorlar.

Hamilelik
Kafeinin anne karnındaki bebeğe zararlı olduğu biliniyor. Uzmanlar, hamile kadınların günlük kafein tüketme sınırlarının 300 mg olduğunu belirtiyorlar.

Kalp, ağız sağlığı ve damar tıkanıklıklarına karşı ciddi yararlar sağladığı bilinen yaban mersininin görme bozuklukları, kan şekeri, kolesterol ve idrar yolu enfeksiyonu gibi birçok hastalığın Tedavisinde de olumlu etkileri olduğu bildirildi.

Artvin Çoruh Üniversitesi (AÇÜ) Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zafer Ölmez, halk arasında mavi yemiş, ligarba, ayı üzümü, morsivit, çalı çileği ve Trabzon çayı gibi isimlerle anılan yaban mersininin, ılıman iklim kuşağında yetişen bir bitki türü olduğunu, botanik olarak meyvesinin gerçek üzümler grubunda yer aldığını söyledi.

Türkiye’de Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun’un yüksek kesimlerinde doğal olarak yetişen türlerinin bulunduğunu belirten Ölmez, ’’Yurt dışında blueberry olarak tanınan yaban mersininin meyveleri, Avrupa ve Amerika’da reçel, marmelat, pasta, pekmez, meyve suyu, meyveli yoğurt, dondurma, meyveli çörek, şarap gibi pek çok gıda malzemesi yapımında kullanılmaktadır. Yapraklarından çay yapılırken, kökleri, meyveleri, çiçekleri ve yine yaprakları ilaç sanayinde değerlendirilebilmektedir’’ dedi.

Yaşlanmayı Geciktiriyor
Doç. Dr. Ölmez, yaban mersininin görme bozuklukları, kan şekeri, kolesterol, idrar yolu enfeksiyonları, mide ve bağırsak metabolizması üzerine olumlu etkileri bulunduğunu ifade etti.

Yaban mersini ayrıca, ağız, kalp sağlığı ve damar tıkanıklığına karşı ciddi yararlar sağlıyor. Kalori miktarı az olan yaban mersininin diyetlerde kullanılabilen meyveleri sodyum içermiyor. A, C vitamini, potasyum, kalsiyum ve fosfor bakımından da zengin olan yaban mersini yaşlanmayı geciktiriyor, hafıza kayıplarını önlemede etkin role sahip.

Tatlılarda da kullanılan yaban mersini meyveleri şoklanarak veya konserve yapılarak depolanabiliyor. Kan şekerinin düşürücü etkisi olan yaban mersini, kurutularak toz haline getirildiğinde, şeker hastaları için tatlandırıcı olarak kullanılabiliyor.

Köylülere Yaban Mersini Yetiştirme Eğitimi Verildi
Doç. Dr. Zafer Ölmez, dünyada sadece 245 bin ton civarında üretilebilen yaban mersininin çok yararlı ve karlı bir meyve türü olduğuna dikkati çekerek, dekara 1 tonun üzerinde meyve verebildiğini ve 35-40 yıl ekonomik olarak yetiştirilebildiğini söyledi.

AÇÜ Orman Fakültesi, Artvin Orman Bölge Müdürlüğü ile Tarım İl Müdürlüğünün desteklediği, ’’Artvin’de Yaban Mersini Yetiştiriciliği Eğitim Projesi’’ hazırlandığını ifade eden Ölmez, ’’Avrupa Birliği (AB) destekli bu eğitim projesinde, tarımsal üretim tekniklerinin ve becerilerinin geliştirilmesi aracılığıyla, bölgenin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmayı amaçladık. Yörede yaşayan gelir düzeyi düşük 29’u kadın olmak üzere 85 köylüye, ekonomik değeri oldukça yüksek olan yaban mersini yetiştiriciliği, toprak, ekoloji ve fidan yetiştirme teknikleri konusunda eğitim verildi’’ dedi.

Doç. Dr. Ölmez, proje kapsamında yaban mersini yetiştiriciliği mesleğinin tanıtıldığını ve bu konuda gerekli bilgi ve beceriyi kazanmalarının sağlandığını belirterek, ’’Proje ile Türkiye’nin yaban mersini yetiştiriciliğine uygun doğal ortamlarından biri olan Artvin’in boş tarım alanlarının en iyi şekilde değerlendirilmesi amaçlandı. Bölgedeki sivil toplum kuruluşlarına proje üretimi konusunda örnek olunması, ormanlar üzerindeki baskının ve köyden kente göçün azalması yine projenin hedefleri arasında yer almaktadır’’ diye konuştu.

Bu makale için etiketler:

Amerikan Beslenme Akademisi yayınladığı dergide vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlere yer verdi. Bu besinlerin başında badem geliyor.

Badem

Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

Kahve

Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Tarçın

Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

Patates

Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi’ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.

Sebze Çorbası

Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

Zeytinyağı

Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren “;8oxodG”; adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

Çay

Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60’a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.

Bu makale için etiketler:

Kış geldi; yaz meyveleri büyük ölçüde tezgahlardan kalktı ama onların yerine kurutulmuş meyveler aldı.

Uygun şartlarda kurutulan meyveler, lif ve mineral yönünden de hayli zengin…

Diyetisyenler özellikle gün kurusu yapılmış meyvelerin potasyum ve fosfor açısından çok zengin olduğunu, A ve B vitamini eksikliklerini takviye ettiğini belirtiyorlar.

Kansızlığa ciddi faydaları olan kuru meyvelerin hafızayı kuvvetlendirdiği de biliniyor.

Uzmanlar, albenisi olmasa da güneşte doğal yollarla kurutulmuş meyvelerin tüketilmesini tavsiye ediyor.

Kurutulmuş meyveler hamileler için de önemli. “Aş erme” diye tabir edilen dönemlerde genellikle imdada kuru meyveler yetişiyor.

Tabi bu arada, kuru meyvenin sağlıklı şartlarda satışa sunulan yerlerden alınmasında ve tüketirken ölçünün kaçırılmamasında da yarar var.

Balık kötü kolesterolü düşürüyor, iyi kolesterolü yükseltiyor. Bu da kalp hastalıkları riskini azaltıyor.

Uzmanlar, sağlık için herkese haftada en az üç kez bol yağlı balık tüketmesini öneriyor.

Hamsi, levrek, çipura, istavrit, lüfer ya da sazan.

Tatlı veya tuzlu su balığı olması çok önemli değil. Balıkların hepsi protein kaynağı. Üstelik kalbin de bir numaralı dostu olduğu biliniyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Dayimi Kaya, “Bilindiği gibi kalp sağlığında yağı oldukça azaltarak tüketmeyi öneriyoruz. Ama bunun tek istinası balık. Balığın içindeki yağlar ’Omega3’ dediğimiz kolesterolü düşüren yararlı yağlar. O açıdan kalp sağlığını destekleyen yağlar içerdiği için balık tüketimini öneriyoruz” dedi.

Peki Nasıl Pişirmeli?
Balığın pişirilme şekli oldukça önemli.

Prof. Dr. Kaya, özellikle yağlı vücutları olan balıkların kızartılmadan, ızgara veya fırınlanma şeklinde pişirilerek tüketilmesini önerdiklerini belirtiyor.

Ayrıca uzmanlar, sağlık için haftada en az üç kez balık tüketilmesini tavsiye ediyor.

Boston’daki Harvard School of Public Health’de görevli bilim adamı Dariush Mozaffarian ve ekibi, 3736 kişinin katıldığı ve aslında kalp ve dolaşım bozukluklarının risk faktörlerini belirlemek için yapılan uzun dönemli araştırmayı değerlendirdi.

Bilim adamları, bu araştırmanın verilerini kullanarak katılımcıların diyabet riskini belirlemek için kan şekeri ve insülin değerlerini, ayrıca kandaki çeşitli yağ asitlerinin oranlarını analiz etti.

Analiz sonucunda, kandaki trans palmitoleik asit oranı yükseldikçe, kolesterol, enfeksiyon ve özellikle diyabet riskinin düştüğü tespit edildi.

Bilim adamları, trans palmitoleik asidin vücut tarafından üretilmediğini ve sadece süt ürünlerinin tüketilmesiyle alındığını vurguladılar.

Ekip başkanı Mozaffarian, bu yağ asidinin tip 2 diyabet riskini yüzde 60’a kadar düşürebildiğini kaydetti.

Bundan sonraki araştırmalarda trans palmitoleik asidin ne şekilde etki ettiği ve diyabet tedavisinde nasıl kullanılacağının araştırılacağını söyleyen Mozaffarian, şimdiye kadar süt ve süt ürünlerini bolca tüketen kişilerde diyabet hastalığının çok az görüldüğünü ancak bunun nedeninin bilinmediğini ifade etti.

İngiltere’deki özel bir üniversetede yapılan araştırmada, günde beş öğün meyve ve sebze yiyerek sağlıklı beslenen insanların ölüm riskini de azalttığını ortaya çıkardı.

Epidemioloji ve Halk Sağlığı Dergisi’nde yayınlanan araştırmada 2005 ve 2007 yılları arasında İngiltere’deki erken ölümler araştırıldı. İki yıl içindeki 33 bin ölümün sağlıksız beslenmeden kaynaklandığı belirlendi.

Araştırmaya göre günde 5 kez sebze ve meyve yemek, bir yıl içinde 7 bin koroner kalp hastalığı, 5 bin kanser ve 3 bin felç olayının yaşanmamasına, yani 15 bin erken ölümün önlenmesine yardımcı oluyor.

Lif oranının yüksek olduğu beslenme biçimin başlı başına 4 bin hayatı kurtaracağını belirten uzmanlar, yağ tüketiminin azaltılmasıyla 7 bin ve tuz kullanımının azaltılmasıyla da 7 bin 500 erken ölümün önüne geçilebileceğini gözlemlediler.

SAYFA 1 12345»...Son »
Hist Top  blogs