Klinik kullanımı :
Tam kan sayımı (hemogram) ile akyuvar sayımı, alyuvar ve kan pulcukları sayımı; ayrıca hemoglobin ve hematokrit değerleri ölçülür. Anemi ve diğer hematolojik hastalıklar, enfeksiyon, kanama bozuklukları, alerjik durumların değerlendirilmesinde yararlıdır.

Referans Değerler:

Tam Kan Sayımı
Tam kan sayımı

Tam Kan Sayımı panik değerler
Tam kan sayımına ait panik değerler

HGB: Hemoglobin (Hb)
Kandaki toplam hemoglobin miktarını gösterir. Anemi, kan kaybı, polistemi (eritrosit sayısının normalden fazla olması) v.b. durumların değerlendirilmesinde kullanılır. Polistemi, egzersiz ve yüksek rakım hemoglobin miktarını artırırken anemi ise hemoglobin miktarını azaltır.

HCT: Hematokrit
Kandaki hemoglobin ve eritrosit miktarını gösterir. Bir başka ifadeyle kanın şekilli elemanlarının tüm kana oranıdır. Anemi ve kan kaybı gibi durumlarda miktarı azalır. Buna karşılık vücut su kaybederse (kusma v.b.) ya da yüksek rakımda hematokrit miktarı artar.

WBC: White Blood Cells (Beyaz kan hücrelerinin lökosit-sayısı)
Vücudun savunmasında ve bağışıklığında görevlidir. Normal bir insanda yaşla değişmekle birlikte, normal akyuvar sayısı 4000-10000/mm3’dur. Bu aralığın altındaki değerler lökopeni, üstündeki değerler lökositoz olarak isimlendirilir. Akyuvarlarda azalma (lökopeni) nedeni olarak viral enfeksiyonlar, ilaçlar özellikle de kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar sayılabilir.

Akyuvar sayısında artma bakterilerin yaptığı enfeksiyonlarda nadiren de başka belirtilerin de eşlik ettiği kan kanseri (lösemi) görülebilir.

RDW: Red cell Distrubition Width
Eritrositlerin dağılım genişliğini gösterir.

PLT: Platelets (Trombosit sayısı)
Pıhtılaşmayı sağlayan hücrelerdir. Koagülasyon sistemi ve hemostaz bozukluklarının değerlendirilmesinde kullanılır. Demir eksikliği anemisi ve akut enfeksiyonlarında trombosit sayısı artarken lösemiler, bazı enfeksiyonlar ve kemik iliğinin baskılanması ile trombosit sayısı düşer.

RBC: Red Blood Cells (Kırmızı kan hücrelerinin –eritrosit- sayısı)
Bunlar oksijen taşıyan hücrelerdir. Ağır egzersiz ve yüksek rakımda sayıları artarken düşük olması kansızlık (anemi) veya kan kaybını gösterir. Ayrıca hemolize neden olan bazı ilaçlar da eritrosit sayısını azaltabilir.

MCV: Mean Corpuscular Volume
Eritrositlerin ortalama büyüklüğüdür.

MCH: Mean Corpuscular Hemoglobin
Eritrositlerdeki hemoglobin miktarını gösterir.

MCHC: Mean Corpuscular Hemoglobin Concentration
Eritrosit hemoglobin konsantrasyonunun yüzde olarak ifadesidir.

MPV: Mean Platelet Volume
Trombositlerin ortalama büyüklüğüdür.

PDW: Platelet Distrubition Width
Trombositlerin dağılım genişliğini gösterir.

-NE%: Nötrofil Yüzdesi
-LY%: Lenfosit Yüzdesi
-MO%: Monosit Yüzdesi
-EO%: Eozinofil Yüzdesi
-BA%: Bazofil Yüzdesi

Check-up amacli veya bir sorun oldugunda hangi durum icin hangi doktora gidecegiz?
Cogu kisi nereye basvuracagini bilemedigi icin bosu bosuna yanlis doktorlari geziyor hatta gereksiz tedaviler uygulaniyor eger hastalik onemliyse cok degerli vakit kaybolmus oluyor. Mali yönü de cabasi.

Doktorlar:

Cerrahi grup,
Dahili grup,
Laboratuvar grubu,
Cerrahi:

1- Genel Cerrahi
2- Gastro Cerrahi (sindirim sistemi cerrahisi)
3- Damar Cerrahi (arterler, varisler)
4- Kalp-Damar Cerrahisi (Kardiovaskuler cerrahi)
5- Gogus Hastaliklari Cerrahisi
6- Beyin Cerrahisi (Norosirurji) Beyin ve omurilik cerrahi
7- Plastik Cerrahi (Estetik Cerrahi)
8- Pediatrik Cerrahi (Cocuk Cerrahi)
9- KBB (Kulak-Burun- Bogaz Hekimligi)
10- Goz Hastaliklari (Oftalmolog) oftalmoloji
11- Jinekoloji (Jinekolog) Kadin Dogum
12- Uroloji (Urolog) Erkek ureme organlari cerrahisi
13- Ortopedi (Ortopedist) Kemik ve eklem cerrahisi
14- Anestezi (Ameliyatta uyutma isleri)

EK: Her bolumun kendi icinde sivrildigi ayrintili bolumler olur.
Ornek: ortopedist el cerrahisi konusunda uzmanlasabilir.

Dahiliye bolumleri:

1-Genel Dahiliye
2-Endokrinoloji (Edokrinolog) hormonal hastaliklar
3-Nefroloji (Nefrolog) bobrek hastaliklari
4-Kardioloji (Kardiyolog) kalp hastaliklari
5-Gogus Hastaliklari
6-Romatoloji (Romatolog) Eklem hastaliklari
7-Hematoloji (Hematolog) Kan hastaliklari
8-Gastroenteroloji (Gastroenterolog) sindirim sistemi ve safra yollari
9-Dermatoloji (Dermatolog) deri ve zuhrevi hastaliklar, alerjiler
10-Noroloji (Norolog) Sinir Hastaliklari
11-Pediatri (Pediatr) Cocuk Hastaliklari
12-Psikiatri (Psikiatr) Ruh Hastaliklari
13-Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (Eklem Tedavisi)
14-Mikrobioloji Enfeksiyon Hastalikari
15-Onkoloji (Onkolog) Kanser tedavisi (her bolumle baglantili calisir)

Laboratuvar grubu:

1- Radyoloji (Radyolog) Film cekim ve yorumu: MR, TOMOGRAFI, ONTGEN(radyografi) , ULTRASON
2- Patoloji (Patolog) Mikroskopik doku yorumu, yani kanser tanisi
3- Biyokimya – Mikrobioloji (Kan – idrar mikrop takibi)
4- Nukleer Tip (Radyoaktif maddeler ile teshis)

Dis hekimligi (ortodonti, periodontoloji, cene cerrahi)

Diyet, beslenme, metabolizma: Kendisi ayri bir Fakulte

Pratisyen hekimlik (genel doktor) : Ülkemizde degeri pek bilinmiyor.

GASTROENTEROLOG:mide-bağırsak uzmanı
DERMOTOLOG:cilt uzmanı
ENDOKRİNOLOG:hormon bezleri uzmanı
JİNEKOLOG:kadın hastalıkları ve doğum uzmanı
KARDİYOLOG:kalp uzmanı
DAHİLİYECİ:iç hastalıkları uzmanı
HEMATOLOG:kan uzmanı
NEFROLOG:böbrek uzmanı
ORTOPETİST:adele kas ve lif rahatsızlıkları uzmanı
ÜROLOG:idrar yolları hastalıkları uzmanı
ONKOLOG:kanser uzmanı
GERİATRİST:yaşlılık tıbbı uzmanı
PSİKİYATR:ruh hastalıkları uzmanı
RADYOLOG:görüntüleme teknikleri uzmanı
NÖROLOG:beyin ve sinir hastalıkları uzmanı
PEDİATRİS:çocuk hastalıkları uzmanı
FİZYOTERAPİST:fizik edai ve rehabilitasyon uzmanı
ROMALOG:romatizma uzmanı
İMÜNOLOG:bağışıklık uzmanı
OFTALMONOLOG:göz hastalıkları uzmanı

Kolesterol Nedir? İyi Huylu ve Kötü Huylu Kolesterol Nedir?

Kolesterol, insan ve hayvan hücrelerinde bulunan yağımsı bir maddedir. Vücut tarafından üretildiği gibi (örneğin karaciğerde) çeşitli besinlerle de vücuda girer. Tüm vücutta yaygın olmakla birlikte, özellikle beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğerde bulunur. Birçok hormonun (kortizon, seks hormonları gibi) üretiminde kullanılan kolesterol aynı zamanda D vitamini ve safra üretiminde de kullanılır.

Kolesterol, yağımsı bir madde olduğundan suda çözünmez. Kanda taşınabilmesi için suda çözünür maddelerle birleşmesi gerekir. İşte bu maddeler karaciğerde üretilir. Kolesterol bunlarla birleşince lipoprotein adını alır. Bunlar; karaciğerden diğer organlara ve kandan karaciğere kolesterol taşırlar.

LDL (Low Density Lipoprotein, düşük yoğunluklu lipoprotein), kötü huylu kolesterol: Karaciğerden kolesterolü alıp diğer organlara, kana iletimini sağlar. LDL değerleri kan dolaşımında ne kadar yüksek oranda bulunursa kalp hastalığına yakalanma riskiniz o kadar yüksektir.

Kişide kalp ve damar hastalığı yoksa LDL kolesterol düzeyinin 130 mg/dl’nin altına düşürülmesi yeterlidir.
Kişide kalp ve damar hastalığı varsa hedef LDL kolesterol düzeyi 100 mg/dl’nin altı olmalıdır.

HDL (High Density Lipoprotein, yüksek yoğunluklu lipoprotein), iyi huylu kolesterol: Kandaki kolesterolü karaciğere taşır. HDL kolesterol düzeyi düşük ise de kalp hastalığına yakalanma riskiniz yüksektir.

Trigliserid: Çok fazla doymuş yağ, karaciğer tarafından kollestrol oluşturur ve kandaki kolestrol seviyesini yükselir. Üzerine çok fazla kalori alındığında ve alkol alındığında ise, karaciğer bunu trigliseride dönüştürür ve kandaki trigliserid seviyesini yükselttir.

VLDL (Çok düşük yoğunluklu lipoprotein): Büyük oranda trigliserid ve daha az oranda kolesterol içerir. Büyük kısmı karaciğerde oluşturulur. “Küçük ve yoğun LDL” parçacıkları yani VLDL kolesterol. VLDL kötü kolesterol LDL’nin en zararlı olan alt grubudur. VLDL seviyelerinin artışı kalp damar hastalığı riskinizi oldukça yükseltir. Yani kolesterol seviyeleriniz normal de olsa, küçük ve yoğun LDL düzeyleriniz fazla ise damar hastalığı riskiniz yükselmiştir. Bu nedenle kolesterol seviyelerinizi kontrol ettirirken VLDL seviyelerinize de baktırmalısınız. VLDL’niz 5 ile 40 mg/dl’nin üzerindeki rakamlarda ise son derece dikkatli olmanız gerekir.

20 Yaşın üzerindekiler için kan kolesterol düzeyleri

< 200 mg/dl (Normal)
200-239 mg/dl (Sınırda yüksek)
> 240 mg/dl (Yüksek)

Kan LDL-Kolesterol düzeyleri

< 130 mg/dl (Norma)
130-159 mg/dl (Sınırda yüksek)
> 160 mg/dl (Yüksek)

Kan HDL-Kolesterol düzeyi

Kadında ortalama: 55 mg/dl (Normal)
Erkekte ortalama: 45 mg/dl (Normal)
< 35 mg/dl (Düşük)

Riskli Durumlar

Kolesterol > 200 mg/dl veya
LDL-kolesterol > 130 mg/dl veya
HDL-kolesterol < 35 mg/dl.

Kan Trigliserid düzeyi

< 200 mg/dl (Normal)
200-400 mg/dl (Sınırda yüksek)
400-1000 mg/dl (Yüksek)
> 1000 mg/dl (Çok yüksek)

Yüksek kolestrol, öldürücü olabilen çeşitli hastalıklara kaynaklık eder:

Kalp damar hastalıkları
Kalp krizi
Felç
Dolaşım hastalıkları

Kolesterolü yükselten nedenler:

Kalıtımsal yatkınlık
Uygunsuz beslenme
Yüksek tansiyon
Şeker hastalığı
Şişmanlık
Böbrek, karaciğer, tiroid hastalıkları
Cinsiyet (Menopoz öncesi kolesterol düzeyi kadınlarda daha düşüktür)
Sigara
Alkol
Hareketsiz yaşam tarzı

Kalıtımsal yatkınlık dışındaki nedenler yaşam tarzı ile ilgili olduğundan değiştirilebilir.

Kötü kolesterol’ü düşürmek için birinci adım yaşam tarzı değişiklikleridir.

Kalp sağlığını koruyan sağlıklı diyet tercih edilmelidir.
Sağlıklı bir vücut kilosu hedeflenmelidir.
Fiziksel aktivite artırılmalıdır.

Kolesterol düşürücü ilaç kullanıyor olsanız da bu önerileri uygulamanız gerekir.

Parestezi
Genellikle sınırlan belirgin bir deri bölgesinde keçeleşme, karıncalanma, yanma ya da ağrı gibi duyumlara yol açan duyarlılık bozukluğu. Çok çeşitli hastalıkta ortaya çıkabilen bir belirtidir. Bu hastalıklar arasında dolaşım bozuklukları, iltihabi örselenmeye ya da darbelere bağlı sinir lezyonları, hatta psikonevrotik bozukluklar sayılabilir.

Paraleksi
Yüksek sesle doğru okuyamama. Paraleksisi olan kişi, okuma parçasının hecelerini ya da bütün sözcüklerini, anlamı olmayan başka heceler ya da sözcüklerle değiştirir.

Öztelkin
Kişinin kendi iç dünyasından kaynaklanan (kendi inanç ve düşüncelerinden) etkilenerek belirli bir uyarıya belirli bir biçimde yanıt vermeye yönelmesi. Kişide psikosomatik bozukluklara ve histeriye belirli ölçüde bir yatkınlık olduğunu düşündürür. Öztelkin gözlerini aydınlık bir noktaya dikmek, bütün dikkatini art plandaki gürültü üzerinde yoğunlaştırmak gibi pek çok durumda gerçekleşebilir. Bu gibi durumlar kişinin kendi yarattığı hipnozdan kendinden kaynaklanan eğitime kadar pek çok tedavi biçimiyle iyileşebilir. Öztelkin bazı durumlarda patolojik hale gelir; belirli bir hastalık konusunda ayrıntılı bilgi edinen bir kişinin bazı belirtilerin farkına vararak bu hastalığın kendinde bulunduğuna inanması buna örnektir.

Parenteral beslenme
Çeşitli patolojik nedenlerle doğal biçimde beslenmenin engellendiği ya da zorlaştığı durumlarda besleyici maddelerin başka yollardan verilmesi. Bu tip beslenmede en çok köprücükaltı toplardamarı yeğlenir ve gerekli maddeler buraya sokulan ince bir kateter aracılığıyla verilir.
Parenteral beslenme dikkat gerektiren bir uygulamadır. Bazen hasta birkaç ay gibi uzun süreler boyunca bu yolla beslenmekte, vücudun gereksindiği bütün maddeler verilerek çeşitli karmaşık tedavi girişimleri yapılabilmektedir.

Parakuzi
Yanlış işitme duyumlanının alındığı işitme bozukluğu. Tonal parakuzi. Sesler gerçek frekansından farklı tonda algılanır. İçkulakta bir hastalığa bağlı olabilir. Yön parakuzisi. Sesin geliş yönü olduğundan farklı algılanır. Kulak kiriyle ilgili ortakulak iltihabında, östaki borusu ya da kulak zarı iltihaplarında görülen geçici sağırlıkta oldukça sık karşılaşılır. Var olmayan gürültüler ya da akufeniler(*) de parakuzi olarak kabul edilebilir.

Özofajizm
Yemek borusu duvarındaki halka biçimli kas liflerinin spazmı; yemek borusunda darlığa yol açar. Süresi birkaç saniyeden birkaç aya kadar değişebilir. Yutma hemen her zaman olanaksızdır. Tetanos, ülser ve yemek borusu darlığı gibi ağır hastalıkların bir belirtisi olabilir.

Parenteral
Bir maddenin, mide-bağırsak sisteminin dışında herhangi bir yolla vücuda verilmesini belirten terim. İlaç damar içine, kas içine ve derialtına verilebilir. Solunum yolu ve dil yoluyla da verilebilirse de bu durumlarda parenteral terimi kullanılmaz.

SAYFA 2 «12345»...Son »
Hist Top  blogs