Özdeşleşme
Bir kimsenin bir başka bireyi ya da birey grubunu kendisine örnek alması ve taklit etmesi biçiminde harekete geçen savunma mekanizması. Başka kişi ya da gruplarda önemli bulunan özellik ve tutumları kendine mal etmeye dayanır. Oidipus krizi dönemi boyunca erkek çocuğun babayla, kız çocuğun anneyle özdeşleşmesi tipik bir örnektir. Bu özdeşleşmeler erkek çocuğun erkeksi, kız çocuğun ise kadınsı davranışlar kazanmasını sağlar.

Periadenit
Bir ya da daha fazla lenf bezinin çevresindeki yağlı bağ-dokunun iltihabı. Genellikle tek bir lenf düğümüyle sınırlı olarak ve mikroplara bağlı akut iltihaplarda ortaya çıkar. Bak. adenit.

Parathormon (PTH)
Paratiroitlerden salgılanan, kalsitonin ve D vitaminiyle birlikte kalsiyum metabolizmasını düzenleyen hormon. PTH’nin başlıca etkisi, kandaki kalsiyum düzeyini sabit tutmaktır. Kandaki kalsiyum düzeyindeki azalma, PTH salgısında küçük bir artışa neden olur. PTH artışı birincil (paratiroitlerin iyi huylu tümörleri) ya da ikincil (kalsiyumun kan düzeyinin azalmasına neden olan durumlar) hiperparatiroidizmde görülür. Azalmış değerlere ise, hipoparatiroidizmde rastlanır (genellikle tiroit ameliyatlan sırasında paratiroitlerin yanlışlıkla alınması sonucu). PTH düzeyi kanda belirlenir. Normal değer 10-55 pg/ml’dir.

Parafazi
Anlatım güçlüğü çekilmesinden ötürü uygun bir sözcük yerine başka bir sözcüğün kullanıldığı konuşma bozukluğu (sözel parafazi). Bazen bir sözcüğün uygun hece ya da harfi yerine başka hece ya da harfi (hece ya da harf parafazisi) kullanılır.

Özbenlik
Psikolog C. G. Jung’un analitik psikolojisinin ana kavramlarından biri. Bireysel kişiliğin bilinmeyen merkezini, herkesin kendi analizi sonucunda bulması gereken, kişiliğinin bilinçaltı iradesini ifade eder. Kolektif bilinçaltının yarattığı arketiplerden, yani kolektif bilinçaltını donatan eski efsanevi hayallerden destek alarak gelişir. Bu anlamda ele alındığında, kolektif bilinçaltı ile bireysel bilinçaltı arasında bir dönüştürücü görevini yerine getirir. Freud’un üstbenlik kavramına benzer.

Pepton
Midede proteinlerin sindirilmesini sağlayan pepsinin etkisiyle oluşan polipeptit karışımını belirtmek için eskiden yanlış olarak kullanılan terim. Günümüzde pepton, mikroorganizmaların kültür sıvısındaki bir katkı maddesini belirtir.

Parasistol
Sinüs-kulakçık düğümünden başka bir yerde uyarıların ortaya çıkmasına bağlı kalp ritmi bozukluğu. Ender görülen bu durumda bazen birinci, bazen de ikinci merkezden gelen uyarılar kalbin kasılmasına neden olur. Parasistol çeşitli kalp hastalıkları sırasında, özellikle de dijital tedavisi sırasında ortaya çıkar.

Papfil
Yuvarlak ya da oval biçimli sert bir kabartı oluşturan, topluiğne başından mercimek iriliğine kadar değişen boyutlarda deri lezyonu. Derinin yüzeysel katmanları arasında iltihap infiltrasyonunun varlığına bağlıdır. Bu tip özellikleri olan lezyonlar, çeşitli deri hastalıklarında, örneğin liken hastalığında, ikinci evre frengide, prurigoda (kaşıntılı bir deri hastalığı) ve lösemide görülür.

Özbağışıklık (otoimmünite)
Vücudun bağışıklık sisteminin kendi dokularına yönelik yıkıcı bağışıklık yanıtı geliştirmesiyle beliren durum. Normal koşullarda bağışıklık sistemi öz dokulara karşı tolerans (bak. immünolojik tolerans) gösterir. Bağışıklık sistemi hücreleri, organizmayı oluşturan yapıları “öz” (kendi) olarak tanıdığından bu yapılara karşı hiçbir tepkime geliştirmez. Bu nedenle vücudun kendi dokularını bağışıklık tepkimesiyle reddetmesi söz konusu değildir. Dölüt yaşamı sırasında ve doğumdan sonra bazı doku bileşenlerine (örneğin göz merceğini oluşturan proteinler) karşı yeterli tolerans gelişmez. Böylelikle bağışıklık sistemi hücrelerinin bu bileşenlerle karşılaşması sonucunda özbağışıklık tepkisi ortaya çıkar. Çeşitli nedenlerle gelişen doku hasan da özbağışıklık tepkisine yol açabilir. Çünkü doku hasarı sonucunda açığa çıkan maddeler bağışıklık sistemi hücrelerince tanınmaz. Bazen bağışıklık tepkisi organizmanın kendi yapılannı hedefler.
Özbağışıklık birçok hastalığın temelinde yatabilir. Otoimmün tiroit iltihabı, otoimmün gastrit, otoimmün hemolitik anemi (kansızlık) gibi hastalıklarda özbağışıklık tepkimeleri belirli bir organı etkileyerek onun işlevlerini bozar. Daha yaygın olarak dolaşım sistemini ve bağdokuyu etkileyen özbağışıklık hastalıklan da bilinmektedir. Bunlara örnek olarak romatoit artrit (eklem ve eklem çevresi dokular etkilenir), dermatomiyozit (deri ve istemli kaslar etkilenir), skleroderma (kollajen doku ve deride), arteritis nodoza (ufak ve orta çaplı atardamarlarda) ve sistemik kızartılı lupus verilebilir.

Peptit C
Proinsülinin parçalanmasıyla insülinin yanı sıra açığa çıkan bileşik. Pankreasın iç salgı işlevini serumdaki insülin düzeyinden daha iyi yansıtır. Karaciğerde tutulmaz ve insülin gibi çevrel hücrelerde kullanılmaz. İnsülinle tedavi gören şeker hastalarında ve kanda yüksek insülin değerlerine rastlanan insulinom olgularında pankreasın iç salgı işlevini saptamak için yararlıdır. Kandaki normal değerleri 0,5-3,0 ng/ml’dir.

SAYFA 5 « İlk...«34567»...Son »
Hist Top  blogs